BAŞÖRTÜSÜ BİR ESKİ MO GELENEGİ Mİ ?

BAŞÖRTÜSÜ YAHUDİ GELENEĞİ MİDİR ?

Yakın bir zaman içinde Selçuk Üniversitesi’nde vatani görevini yapmakta olan ünlü (veya ünlü olmak isteyen) erkek bir akademisyenimiz, başörtüsünün Yahudi geleneği olduğunu açıkladı. Bu açıklama üzerine birçok ilmi, bilmi ve fikri kahve muhabbetleri, açık oturumlar, spekülatif akıl yürütmeler yapıldı. Erkek Akademisyene entellektüel çevrelerden destek mesajları ve eleştireler yağdı. Hatta ünlü düşünürümüz şair yazar muhabbet ehli güzel insan Ahmet S. Mermer, ‘sünnet olmak da Yahudi geleneğidir, bu durumda sayın akademisyen ne yapmayı düşünür acaba?’ sorusunu ortaya atarak, tartışmayı daha derin bir noktaya taşımayı başardı.

Kumpas ekibi olarak, tarafsız, ilkeli, dogru, dürüst, samimi ve objektif habercilik ilkelerimiz geregi konuyu büyük bir titizlikle araştırmaya karar verdik.Çünkü bilimsel olmayan, sağlam akli deliller üzerinde yükselmeyen, nitelikli bilgi ve belgelere dayanmayan açıklamaların değeri muhakkak şaibelidir. Başörtüsünün Üzerindeki Sır perdesini kaldırmak için  Usta Araştırmacı – Yazar Mukayeseli Dinler Tarihi Uzmanı (MDTU) Paplo Aimar ve South Park Üniversitesi’nden  Eski Mo Tarihi Uzmanı (EMTU) Prof. Dr. Frederic Ljunberg, Kumpas okuyucularına özel başörtüsünün gerçek antropolojik kökenlerine ilişkin çok konuşulacak bir araştırma dosyasına imza attılar.

KÜRESEL SOĞUMA

Yaklaşık 8500 yıl önce tüm dünyada sınıfsal bir ayrım söz konusuydu. Bilgeler bir yerde, din adamları başka bir yerde, işçiler, esnaf ve zanaatkarlar, tarım emekçileri ayrı ayrı coğrafyalarda yaşıyordu. Bu yüzden kralların işi çok zordu. Tahmin edilebileceği gibi o zamanlar hiç kimse baş örtülü değildi. O tarihlerde dünyada büyük bir değişim yaşandı. Atmosferdeki karbon salınımının yetersizliğinden dolayı yaklaşık bir asır süren bir ‘küresel soğuma’ tüm dünyayı tehdit etti. Bu ‘küresel soğuma’ olayına kadar tüm dünyada 4 mevsim birden görülüyordu. Ancak artık dünya değişmişti. Kutup bölgeleri aşırı şekilde soğumuştu, dünyada 4 mevsimin birden görüldüğü çok az coğrafya kalmıştı ve bu coğrafyalar stratejik konumları nedeniyle herkesin iştahını kabartıyordu.

Başötrüsünü Benimsemiş Eskimolar

Başötrüsünü Benimsemiş Bir Eskimo Ailesi

Kutup bölgeleri soğuyunca, burada yaşayan bilgeler, dünyanın diğer taraflarına göç edemediler. Zira hiyerarşi o kadar baskındı ki, dünyanın başka yerlerinde kalan diğer sınıflara dahil olmayı asla kabul edemezlerdi. Bu bilgeler, bilge insanlardı. Marks, Darwin, Engels okumuşlardı. Evrim teorisine sadakatın ve adaptasyon gerçeğine bağlılığın bir gereği olarak, yüzyıllarca vücutlarında kendilerini soğuğa karşı koruyan kılların çıkmasını beklediler. Ama bir sonuç alamadılar. Erkeklerin vücutlarında doymuş yağ oranı yüksek olduğundan belli ölçüde dayanabiliyorlardı, ancak kadınlar için aynı durum söz konusu değildi. Bu nedenle, artık bir formül geliştirmek gerektiğine karar verdiler. Burada çekilen sıkıntılar, bilgelerin Arabistan krallarıyla yazışmalarından ortaya çıkıyor. Bu yazışmaları bulan ve deşifre eden Prof. Ljunberg, çok önemli bir iddiada bulunuyor.

 İLK BAŞÖRTÜSÜ FOK DERİSİNDENMİŞ

Ljunberg, başörtüsünün ilk defa Eski MO bilgeleri tarafından kadınların kulaklarını soğuktan korumak için geliştirildiğini, ilk baş örtüsü örneklerinin fok balığı derisinden yapıldığını söylüyor.

Aimarın Arjivinden

Prof. Ljunberg'in Çözümlediği O mektup

Mektuptan anlaşılabileceği Eski Mo bilgeleri ile Arap ve İbrani kabileler arasında sıkı bir ilişki olduğunu, Eski Mo

yazısının da bu diller gibi sağdan sola yazıldığını, Latin alfabesine kıyasla çok zor öğrenildiğini belirtiyor. Paplo Aimar, bu sıra dışı konuyu biraz daha öteye taşıyor. Aimar, geçtiğimiz yıllarda bugünkü Lübnan sınırları içerisinde bulunan bir anıt mezarda fok derisinden başörtüsüne rastlandığını, bunun kendilerini çok şaşırttığını, önceleri bir anlam vermeseler de Prof. Ljunberg’in değerli çalışmaları sonucu durumun açıklık kazandığını belirtiyor. Arabistan coğrafyasına ilk başörtüsü, bir Eski Mo bilgesi tarafından hediye gönderilmiş. Zira sıcak iklimde yaşayan Arap kabile reisi, soğuktan nasıl korunduklarını çok merak etmiş. Aimar, böylece Orta Doğu dünyasının başörtüsüyle tanıştığını, zamanla soğuktan korunma amacından saptırıldığını, mahalle baskısının bir sonucu olarak kadının özgürlüğünün elinden alınmasının bir aracı haline dönüştürüldüğünü de söylüyor. Yine de herkesin özgür olduğunu, isteyen herkesin, ister Eski Mo geleneği, ister Yahudi geleneği, ister dinin inanç gereği olarak örtünmesinin doğal olduğunu söylüyor.

YAHUDİ GELENEĞİ DEĞİL ESKİ MO GELENEĞİ

Aimar, sadece konuyla ilgili vatandaşların yanlış bilgilendirilmesini istemediğini, başörtüsünün bir Yahudi

İLK BAŞÖRTÜSÜ İLLÜSTRASYONU

İLK BAŞÖRTÜSÜ İLLÜSTRASYONU

 geleneği değil, Eski Mo geleneği olduğunu ifade ediyor. Pablo Aimar’ın açıklamaları bununla da bitmiyor. Aimar’a göre türban ile baş örtüsünün arasında hiçbir ilişki yok. Türban, Fransız kökenli bir eşya ve Paris caddelerinde güzel, şuh Fransız kadınların kendilerine sarkıntılık eden adamlardan korunmak için geliştirdikleri bir eşya. Konuyla ilgili araştırmalarının devam ettiğini söyleyen Aimar, bilimsel verileri ve belgeleri ortaya çıkarmadan kendisinin daha fazla açıklama yapmasının doğru olmayacağını söylüyor.

 

İşte görüyorsunuz, ilkeli, dürüst, samimi, doğru haber anlayışımız gereği böyle önemli bir konuyu daha kamuoyu nezdinde aydınlatmış oluyoruz. Öte yandan, bilimsel verilere dayanmadan üniversitelerde vatani görevlerini yapan akademisyenlerimizin halkımızı ve bilim dünyasını yanlış yönlendirmelerine de bir son vermelerini bekliyoruz.

 

 

kuMPas

 

 

                              —*** GERÇEGE KURULMUŞ kuMPas ***—

Reklamlar

BAŞÖRTÜSÜ BİR ESKİ MO GELENEGİ Mİ ?” üzerine 5 yorum

  1. fer-di natale

    Soylu dedelerimden tevarüs ettiğim bir alışkanlık gereği bilime uygun olmayan yazıları asla okuyamıyorum.

    Bizlere böyle değerli bilimsel çalışmaları okuma imkanı veren KuMPas ekibine cok tesekkur ediyorum.

  2. İyi ki günümüzde akademisyenliği vatani görev olarak algılayıp o ciddiyette sürdüren akademisyenlerimiz var .onlar da olmasa böyle önemli bir meselenin antropolojik temelelerini öğrenmeden yoksun kalacağız

  3. burdan erkek ve şu anda vatani görevini selçukta yapan akedemisyene sayın mermerin sorusunu sormak istiyorum sünnet konusunda neden bukaar sessiz.bence korkamsın modern tıp ilerledi derdine mutlaka bi çare bulacaktır.

  4. Saçmalıktan başka şey değil. Ne moların ne yahudilerin geleneği. Kuş kadar beyniniz yok olsa zaten biraz aydınlığınız o parlak kısmı gözlerinizi kamaştırmayıp gerçekleri görebilirdiniz….

    Ah! yazık aydınlık sana
    Karanlığın batağında
    Çökmüş kaşınıyorsun…

  5. doğru söölüyosun abi…bunlar tamamen milli manevi değerlerini kaybetmişler..resmen dalga geçiyolar..birilerinin bunlara bu değerleri anlatması lazım..
    sayın site yöneticisi..lütfen aklını başına al..bu değerlerle dalga geçmek size ne katıyo anlamıyorumki..!!!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s